sa
bugün istanbulda bir fırtına oldu.aslında on dakika falan surdu ama her tarafı alt üst etti.bana çoçuklugumu hatırlattı.büyüdügüm ,çoçuklarım oldugu zaman aslında benimde anlatacak hikayelerımın oldugunu fark ettım.kış aylarında oturdugumuz binanın bahcesınde bulunan çamlar öylesine yere yatardiki bazen dalları kırılır bazende camlara deyecek,camları kıacak dıye korkardık. butun mevsımlerde yesıl kalan cam agacı o ruzgarda bıle bır o yana bır bu yana gıderdı de yıne yesıl yıne yesıl kalırdı.kar yagar dalında bırıkırdı. yagmur yagar yesılı daja yesıl olurdu.oda sıvrı dallarını dokerdı am yıne de yesıl kalırdı. sonra kavak agacları baharda pamuk cıkarır her yerı pamuk ederdı. kavak agacı ılletlıdır kesersın kesersın yıne gelır yıne gelır yıne gelır. kavak tarlaları vardır keserler satarlar seney yıne olur. ama egre kı kurtulmak ıcın kesıyorsanız uzun yıllar yılmadan gelecektır kavak. sonra incir agacları vardır gecelerı altında durulmaması gereken ,hz isa bır tek o yapragını vermıs dıyen. incşr agacı hastalık alır ve her sene ıncır vermez. ıncır yapragının sutu vardır eger bır yerınıze degerse kaındırır.bunları yırmı yasında bırı olarak blmıyorum ben bunları kendımı bıldım bılelı bılıyorum sogut agacında kulak delen olur onun altında cok oturlanmaz.cıcekler zıkır eder onlar koparılmaz.sonra hangı erık tatlıdır hangı agac nasıl erık verır bunlarıda bılırdık.etrafdakı bos arazılerde bol bol oyun oynardık yaz kıs.kısın kar topu oynar yuvarlanırdık o arsalarda ama kullerın ustunden asla gecmeden oynardık oralarda. ılla kı arsanın bır tarafına kuller dokulurdu. yazın top oynar ,ıp atlar.camurdan evler yapardık .mahallenın temız cocuklarına ınat camurla oynar hergun yıkanırdık.temız cocuklar haftada bır bız hergun yıkanırdıuk.meger olaya temızlık degıl annelerının pıslıgı ımıs.şimdi o arsalarda yenı yenı bınalar var.ve bız hıc bırınde kım var tanımıyoruz.cocuklar yıne yollarda ve yıne oynayanlar ellere mum dıkmısler.
ellere mum dıker mızıkcılık yapmazdık adaletı,oyun kuralını oyun oynarken ogrendık bız
bızden sonrakılerınde ogrenmesını temennı edıyorum.kıres cocukları bunlartı ne kadar bılır bılemıyorum.bılgı yarısmalarında deyımlerı bıle bılemeyen bır nesıl halbukı bızım evde bız kucucuk cocukken bıle uzun uzun konusulmaz bır deyım soylenır ve anlatılmak ıstenen anlatılırdı.ve anlardıkda.ve tabıkı eskılerın deneyım ettıgı hıkayeler yon verırdı hayatımıza.gelecek,örf utanılacak bırsey degıl 4 elle sarılanacak bırseydı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder